Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatı dikkatle bakan ve düşünen bir insan için evrenin her noktasında, her ayrıntısında tüm açıklığıyla kendini göstermektedir. Evrenin ve dünyanın oluşumundan canlılığın var edilmesine, insanın mucizevi yaratılışından her hücresindeki kusursuz yapıya, hayvanlara, bitkilere, meyvelere, sebzelere kadar çevremizde gördüğümüz her detayda Allah'ın sonsuz şefkatinin delilleri bulunmaktadır.
Bu delilleri görebilmek için uzun uzun araştırmaya, derin bilgilere sahip olmaya ya da herhangi bir konuda eğitim görüp uzmanlaşmaya da gerek yoktur. Sadece evrene Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatını anlayarak bakmak, Rabbimiz'in kullarına olan sonsuz sevgisini, sınırsız lütfunu düşünmek yeterlidir. Eğer insan çevresindekilere böyle bir gözle bakarsa her gün gördüğü dünyadan daha farklı bir dünyayla karşılaşır ve bu dünyadaki her detayın Allah'ın rahmetinin delilleri olduğunu fark eder.
Allah Kuran'da "Şimdi Allah'ın rahmetinin eserlerine bak..." (Rum Suresi, 50) buyurarak dünya üzerinde bulunan herşeyi Allah'ın rahmetinin bir tecellisi olarak tanımlar. Diğer pek çok ayetinde de insanları var olan herşeyin güzelliklerini ve nimet olan yönlerini düşünmeye teşvik eder, bunların yokluklarında nasıl bir zorluk ve mahrumiyet duygusu yaşayacaklarını hatırlatır.
O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)
Bu bölümde anlatılanların amacı ise okuyucuyu, tüm insanları yoktan var eden, onlara saymakla bitirilemeyecek kadar çok nimetle lütufta bulunan Rabbimiz'in Rahman ve Rahim sıfatları üzerinde düşünmeye davet etmektir. İlerleyen bölümlerde insanın hayatı boyunca içiçe olduğu bu delillerden çeşitli örnekler verecek, Allah'ın sonsuz ilminin ve sanatının insanlar için ne kadar büyük bir lütuf olduğunu anlatacağız. Ancak şunu unutmamak gerekir ki eğer Allah'ın rahmetinin yeryüzündeki tüm delillerini yazmaya kalkışacak olsak, bunu milyonlarca ansiklopedi cildine dahi sığdıramayız.
Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka yaratıcı var mı? O'ndan başka İlah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz? (Fatır Suresi, 3) |
Evrende mucizevi nitelikteki tüm olaylar adeta insanın etrafında dönmektedir. Göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan tüm kompleks sistemler de yine insanlara hizmet için durmaksızın kusursuzca işlemektedir. Oysa insan uçsuz bucaksız evren içinde nokta kadar bile yer tutmayan bir varlıktır. Ancak Allah insana lutfederek değer vermiş, tüm bu nimet ve güzellikleri onun hizmetine sunmuştur. Onu her türlü zorluktan, sıkıntı ve zahmetten koruyacak, ona kolaylık sağlayacak ve yine onun hoşuna gidecek sayısız nimet var etmiştir. Bu şekilde Allah insana rahmet kapılarını sonuna kadar açmış ve onu olabilecek en güzel şekilde inayeti altına almıştır. Buna karşılık insanın yapması gereken ise her bir nimet ve güzellik karşısında Allah'a sürekli şükretmektir. Nitekim iman sahipleri Allah'ın üzerlerindeki rahmetini, büyüklüğünü, Yüceliğini kavrayarak her zaman O'nu yüceltirler. Çünkü kendilerine verilen her türlü nimet karşılığında kendilerinden istenen sürekli nimetleri anan ve hamd eden birer kul olmalarıdır. Bir ayette Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Allah)ın yoluna yöneltip- ilettiğini görüyorlar. (Sebe Suresi, 6)
Evreni, Güneş'i, Ay'ı, doğa kanunlarının her birini Allah insanın emrine, hizmetine vermiştir. Aslında saymakla bitiremeyeceğimiz tüm bu nimetlerin hepsi Allah'tan insana büyük bir lütuftur. Bu Allah'ın Kuran'da "Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir." (Nahl Suresi, 18) ayetiyle haber verdiği bir gerçektir. Bu bölümde üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken milyonlarca delilden sadece bazılarına yer vereceğiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder